Bir
kişiye “kendinizden bahseder misiniz? Siz nasıl bir insansınız?”
tarzında bir soru sorduklarında genellikle aldıkları cevap, “vallahi ne desem
bilmem ki…, yani nasıl söylesem…, arkadaşlarım benim çok (sevecen, çalışkan,
dürüst, özverili, vs. ) olduğumu söylerler” şeklinde bir cevap alırlar.
Bu durum, kişinin kendisi hakkında tarafsız olamayacağı ve bu nedenle inandırıcılığının zayıf kalacağı endişesi ile fazla konuşmak istemediğini düşündürebilir. Kendisi hakkında konuşmamak alçak gönüllülük olarak da algılanabilir. Ancak, gerçekte durum, çoğu kez kişinin kendisini iyi tanımamasından ve doğru bir şekilde tanıtacak ifade yeteneğine sahip olmamasından kaynaklanır.
Bu durum, kişinin kendisi hakkında tarafsız olamayacağı ve bu nedenle inandırıcılığının zayıf kalacağı endişesi ile fazla konuşmak istemediğini düşündürebilir. Kendisi hakkında konuşmamak alçak gönüllülük olarak da algılanabilir. Ancak, gerçekte durum, çoğu kez kişinin kendisini iyi tanımamasından ve doğru bir şekilde tanıtacak ifade yeteneğine sahip olmamasından kaynaklanır.
Günümüzde,
kendi özelliklerini, üstün ve zayıf yönlerini, genel eğilimlerini, temel
tercihlerini, yaşamına yön veren inanç ve değerleri tam ve doğru olarak
bilmeyen çok sayıda genç insan -ne yazık ki- var.. İş ve meslek seçmek ve
bir kariyer yapmak isteyen insanların her şeyden önce kendilerini tanıması
gerekir. Bu belki kolay bir süreç değildir. Ancak, iş yaşamında başarılı olmak,
sağlıklı ve sürekli iş ilişkileri kurmak, genel anlamda huzurlu ve güvenli bir
hayat yaşamak açısından son derece önemlidir.
Kendisini
iyi tanımadığı için özelliklerini, yeteneklerini, değerlerini ikna edici bir
şekilde ortaya koyacak cümleleri kuramayan, uygun sıfatları bulamayan insanlar
çoğu kez olduklarından daha az değerli görülürler. Bu nedenle de hak ettikleri
ve gerçekten etkili olacakları iş fırsatlarını kaçırırlar ve
saygınlık bulamazlar.. Diğer taraftan, kendilerini gerçekte
olduklarından daha farklı ve üstün gören ve gösteren ve bu konuda oldukça
başarılı olan insanlar da vardır. Kendilerini olduklarından farklı gösterme
çabalarında başarılı olmalarının temel bir nedeni buna kendilerinin de
inanmalarıdır. Diğer bir ifadeyle, bu insanlar da kendilerini doğru
tanımamakta, zayıf yönlerini görmemekte, üstün yönlerini ise abartmaktadırlar.
İş
mülakatlarından sonra çoğu yöneticinin beklentilerinin gerçekleşmediğini
görmesi ve hayal kırıklığı yaşaması, kendisini iyi ifade edemeyen değerli
adayları kaçırmasından ve buna karşın kendisini olduğundan daha değerli olarak
pazarlayan adaylara inanması ve daha sonra aldatıldığını düşünmesinden
kaynaklanmaktadır. Kendi değerlerinin farkında olmayan, bunları anlatamayan ve
bu nedenle iyi iş fırsatlarını kaçıran çok sayıda adayın yanı sıra kendisini
olduğundan farklı göstererek işe alınan adaylara da sıkça rastlanmaktadır.
Bu insanlardan sahip olduklarını söyledikleri yeteneklerini kullanmaları
istendiğinde, ya da kendilerini kanıtlamaları gerektiğini hissettiklerinde
çeşitli bahaneler / senaryolar uydurulmaktadır. Çok sıkıştırıldıklarında da bu
insanlar ya işten ayrılmakta ya da işten çıkarılmaktadırlar.
Bir
insanın kendini tanıması, tarafsız bir şekilde değerlendirmesi ve bunu açık bir
şekilde ifade etmeyi öğrenmesi çoğu zaman kolay ve hızlı olmayan bir süreçtir.
Bazı durumlarda da cesaret gerektirir. Bazen, bir insanın kendisine bile açık
ve dürüst olması kolay değildir. Gerçeklerle yüzleşmek, eksik ve zayıf
yönlerini kabul etmek, gerçekte ne olduğunu ve ne olmadığını yüksek sesle dile
getirmek cesaret isteyebilir. Ancak, uzun dönemli beklentiler, sağlıklı ve sürekli
ilişkiler söz konusu olduğunda yapılması gereken budur.
Bir insanın kendini
tanıması için en az dört konuda tam ve doğru bilgi sahibi olması gerekir.
Bunlar; bilgileri, becerileri, istekleri ve inançları ile ilgili bilgilerdir.
YUSUF YILMAZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder